neler oldum neler...
TRT'de
nefer oldum...
meeeemur olmama ramak kalmıştı ki,
İmaj'a geçip,
şampiyonlar liginde genç yetenek oldum.
çırak, kalfa, kıdemli kalfa,
adam yokluğunda usta,
geçici prens,
yandan yemiş süpervizör oldum :P
fıriiilens oldum,
yetkisiz sorumlu,
sorumsuz yetkili,
yönetici(!),
ortak vs her bi şey oldum.
mutlu da oldum, mutsuz da...
paralı da oldum, parasız da...
tembel olmadım,
suratsız olmadım,
laubali olmadım, ama ille de samimi oldum.
gaddar olmadım, hain olmadım.
yardım ettim,
paylaştım.
yardım gördüm.
paylaşılan şeyler oldu benimle,
paylaşılmayanlar da.
zor öğrendim ama bildiğimi saklamadım,
bilmediğimi hiç saklamadım!
içimden geçeni hep söyledim,
3 doğru da yaptım 1 dünya yanlış da!
hep sevdim,
insanları, işimi, çalışmayı...
çok sevildim.
kalbim çok kırıldı, ama çok!
çok da kalp kırdım :(
ne olduğumu ne olmadığımı pek söyleyemedim maalesef.
bana söylenenler de tutarlı olamadı anasını satayım...
"bi saniye ama, ben öyle değil böyle düşünüyorum" dedikçe,
"sen ne bilirsin..."den başladı itirazlar :)
çoğu iyi niyetli uyarı tadındaydı,
kimi gerçekten ne düşündüğümü umursamadı bile.
yıllar su gibi aktı gitti...
rahmetli Mahsuni Şerif'in dediği gibi;
"bir sürüye katamadım kendimi..."
baktım mevcut sürülere katamıyorum kendimi, kendime bi sürü kurayım dedim.
bu hayali, tamamen olmasa da büyük bir kısmıyla
benim hayalim gibi kuran insanlar bulmakla başladım işe.
en az benim gibi kafadan kontak, en az benim kadar deli insanlarla...
buldum, bulduğumu sandım, kaybettim...
akıllı olanlar da ufak ufak tüydü etrafımdan zaten.
"...kalan sağlar bizimdir!" diyen Dadaloğlu gibi düşüp yollara,
söz verdik birbirimize bu hayali gerçek kılmaya...
bağımsız ama birlikte yürüyen,
ne düşündüğünü söyleyen,
söylediğini düşünen,
sahici delilerden oluşan bi yapı kuralım dedik...
işini iyi yapan,
işini aşkla yapan,
ciddiyetle ama güleryüzü esirgemenden yapan,
eli işte gözü hep yükseklerde olan...
önce kendisine
ve tabii ki bütün insanlara, hayvanlara, bitkilere,
renklere, ışığa, sese, doğaya,
görüşlere, inançlara, farklılıklara, tercihlere,
geçmişine ve geleceğine saygısı olan herkesin olduğu bi yapı kuralım dedik!
kurduk...
üreten,
kazanan ve hakça paylaşan,
öğrenen, öğreten,
ille de eğlenen, eğlenmeyi bilen...
işini seven
herkese;
kalbimizi, kollarımızı, kapımızı açtık.
herkese yetecek kadar yerimiz var.
çoğaldıkça büyüyeceğiz, hep beraber oldukça mutlu olacağız!
küçük bi bütünün tamamında yok gözümüz,
kocaman bi bütünün parçası olacağız.
paylaşmaktan korkmayacağız.
saygısız, sevgisiz, eğlencesiz,
yani gönülsüz yapılan işten kimseye hayır gelmeyeceğinin
testlerini yaşadık,
bedellerini ödedik,
kararımızı verdik!
ne demişti üstat Vedat Türkali;
"...bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi,
...bekle bizi İstanbul!"
29.10.2017
Uzun yaşamaya çalış,sevenlerini senden mahrum etme olurmu.
YanıtlaSiltamam :)
YanıtlaSilKutluyor kucaklıyor alkışlıyoruz.
YanıtlaSilSeyhan Korkut CanayAkın
Yanındayız.
Ay iyi ki!
YanıtlaSil❤❤❤