2 Şubat 2018 Cuma

ellibir...

piştiden sonra ilk öğrendiğim iskambil oyunlarından biriydi 50bir! gençtim o zamanlar, çocukluktan henüz çıkıyordum. şimdi elli1 yaşında oldum. topla ikisini ne eder yüz2, at ikiyi bi tarafa kaldı 100, böl yüzü 3'e! bölemedin di mi, bölme o zaman! niye bölüyorsun kardeşim? sıkı tut yüzü. koy bi kenara. lazım olur ileride, n'oolur n'oolmaz!

bu hesaptan geriye kalan dokunduğum bi sürü yürektir, başka da bi şey değil!
ne borsada, ne makro - mikro ekonomide yeri olmayan ama ömrümün sonuna kadar bitmeyecek bi servetim var bugün. dünyanın en güvenli kasasına (yüreğime) koyduğum, en daraldığım anlarda sımsıkı sarıldığım, parayla alınıp satılamayan bi servetim var.
bi "dost selamı", bi "doğum günü kutlaması", bi "hayırlı olsun"a muhtaç yaşadığımı düşünüyorum da, Allah kimseye yaşatmasın bunu diyorum hep...
"oğlum çok sıkıldım, gel iki lafın belini kıralım" desem,
düğün salonuna sığmayacak kadar cankuşum var!
"dardayım a dostlar, bi el atın" desem,
ayağımı yerden kesip beni arş-ı ala'ya çıkaracak kadar arkadaşım var!

bunca serveti yapmak hem çok kolaydı, hem de pek zordu benim için. kırıp döktüğüm kalpleri de unuttum sanmayın! üzdüklerimi, gücendirdiklerimi, kızdırdıklarımı da yazdım bu servetin dökümüne. günahlarımla ve sevaplarımla, doğrularımla ve yanlışlarımla yaptım bu serveti farkındayım. melek ya da şeytan olmaya çalışmadan biriktirdim insanlarımı. bana geldiler, bende kaldılar...

geride kalan elli seneden geriye ne kaldı bilmiyorum ama, yapacak çok işim var!
çocuk, genç, yaşıt, yaşlı her yaştan, her cinsten insana ihtiyacım var...
bi tohum attım Levent'te bi villanın bahçesine,
sevgili ortaklarımla birlikte gece gündüz onu yaşatmaya, büyütmeye çalışıyorum.
yüreklerini koydular benimle beraber ama daha çok yüreğe ihtiyacım var...

tam doğum günümde bi dostum (beraber yaptığımız işe ajanstan yüz80beşinci revizyon geldiğinde), "ulan TamTam, nasıl yemedin kafayı bunca zamandır. hiç mi kızmadın, sinirlenmedin, isyan etmedin be oğlum?" diye sordu :) "ne bileyim yahu, işimi yaparken, yapmaya çalışırken pek aklıma gelmedi sanırım. çünkü işimi de, beraber çalıştığım insanları da çok sevdim be usta!" diye cevapladım.

iyi ki çok sevmişim,
iyi ki bu işi yapmışım,
iyi ki sizlerle tanışmışım,
iyi ki paylaşmışız!
ne mutlu bana...
iyi ki de doğmuşum!

29.01.2018