13 Mayıs 2015 Çarşamba

unuttun mu beni zalim..!

1 yıl önce bugün, toplum hafızası tarafından unutulacaklar listesinde yer alacak bir facia yaşandı bu ülkede. facia lafı aslında kafadan bahane üretmeye, kaderci bir yaklaşım sergilemeye, sorumluların bu katliamdan yırtmalarına ve kanlı paracıklarını istiflemeye devam etmelerine olanak sağlayan; kişiliksiz, hain ve riyakar bir laftır. yaşananlar tam anlamıyla katliam ve planlayarak adam öldürmedir... eğer ab'ye uyacağız diye uydurulan yasalarla değiştirilmediyse, bu suçun karşılığı olan ceza; İstanbul'un içine sıçan camdan kulelerini elden çıkarmak değildir sanırım. ah! ama ne gam? o kule satılır, öbürünün temeli atılır nasılsa...
insanlar mı? unutur!
hukuk mu? yok guguk dedim!
onur mu, istifa mı? istifra ederim, istifa etmem aga!
kim bilir belki ölenlerin yakınlarından bazıları bile kötülediğimiz kaderci kabullenişe teslim olmuşlardır. amaç çözüm üretmek değil de, çaresizliği sıradanlaştırmaktır aslında.
belki de "yüzde bilmem kaç"lık bir adanmış, fotoşopla çoğaltılmış yığınlar "takdir-i ilahi" kayığına binip ada sahillerinde mehtap seyrediyorlardır. toprak altında nefessiz, ışıksız, "diri diri ölmek nedir"i hayal etmek ve bundan insan olarak utanmak ve acı duymak, torba yasalardan ya da bir torba kömürden daha fazla önem taşımıyordur niceleri için... ya da pisi pisine ölmek fıtratındadır bu ülkenin.

"unutma ey halkım!" dedikçe unutan bu halk...
"sen yanmadan, ben yanmadan..." diyene; aman güneş yağımı getirmeyi unutmuşum usta,
"sen yan, sen yan" diyen bu halk...
nice acıyı unuta unuta, başına musallat olan her kötülüğe gözünü kulağını hafızasını kapata kapata,
her sabah yeni doğmuş bir bebek saflığıyla uyanan bu halk...
saçım şekil, önümden çekil'e 1milyon layk basan bu halk...

elbette unutacak Soma'yı!

hele bi de Survivor'ın eleme gününe denk gelmişse,
çoğu Soma'yı duymadı bile kardeşim...

13.05.2015