27 Ağustos 2012 Pazartesi
hoşgeldin to women's fcking world!
önce bi sağ kroşe! ardından bi aparkart ve son darbe, tam göğsüne uçan tekme! hem de, sen mutluluktan uçarken:) uçurmazlar yavrum! yağma yok... uçurmazlar! bir kadın mutsuzluk yaratabilecek yaklaşık yetmiş iki milyon sebep yaratabilir... öyle kuyruğu kopmuş uçurtma gibi tepetaklak çakılırsın yere! senin küçük beynin bunların bi tanesini bile akıl edemezken o; hem de o sebepleri kuyruklarından birbirine bağlayıp bi buket halinde koyar önüne de, sen ne olduğunu anlamazsın bile... buna senin ne işlemcin ne de remin yeter çocuğum. fazla zorlarsan ana kartını yakarsın o olur...
sana bu yüz yirmi sekiz milyon sebebi sayacak halim yok! hepsini yaşayarak teeeek tek öğreneceksin! hatta gün gelecek, "ulan Allah belamı versin! hakkaten ben ne dangalak bi öküzmüşüm be!" dediğin olacak... e ama yavrum sen zaten öküzsün!
Allah bilir ilişkiniz boyunca sen; önemli konularda karar vermeniz gerektiğinde, her seferinde; "canım! sen bilirsin bebeğim, nasıl istersen" "tabii hayatım, ne demek, derhal, hemen" falan demişsindir. ulan oğlum, sen ne biçim adamsın? kendi fikrin yok mu? her şeye o zavallı kadıncağız karar verecek ha? oooh ne güzel, hiç bi sorumluluk almadan, hiç bi şeyi dert etmeden yaşacaksın öyle mi? öküüüüüz!
ya da "olmaz dediysem olmaz!", "işim var, geç gelicem", "bu akşam arkadaşlarla biraz dışarı çıkıcaz" ya da "ohoooo, hep senin istediğini yapıyoruz ama yaaa!", "valla bu derbi aşkım, iki elim kanda olsa izlemem lazım" falan mı dedin? dedin di mi dana! ulan sen ne öküzün önde gidenisin be! anlayışsız herif! hatta anlayışsız öküz!
dur ulan, anladım şimdi. oğlum; sen onu her sabah uyandırmak için, her öğlen özlediğin için, her akşam göreceksin diye mutluluktan havalara uçtuğun için dakka başı telefonla arayıp rahatsız ettin di mi? tabii yaaa! sen adam olmazsın... sen ne yılışık bi adamsın be! kadının kendine ait bi hayatı olmayacak mı kardeşim? ne diye arayıp duruyorsun ha? düş yakasından şu kızın be sırnaşık! ay pardon..! öküz!
haaa, dur sen duuur! hiç arayıp sormazsın di mi? sert erkeksin öyle mi? sevdiğini belli etmeyenlerden ha! tüh Allah cezanı versin e mi? ulan insan bi kere arar sorar be! sevgilin oğlum o senin... bi derdi sıkıntısı var mı? ofiste bunalmış mı? direktörü canını sıkmış mı? yazık ulan, valla yazık! sen haketmiyorsun bu kızı oğlum! yani öküz!
saçını kestirdi farketmedin di mi? nerdeeee! nasıl umursamadan bakıyorsan artık sevgiline... bana bak ulan, gözün dışarda mı yoksa oğlum senin? sen yanındaki pırlantanın, farkında bile değilsin...
ne var? evet kuaföre gitmiş ve saçını boyatmış! hemen anladın, bravo! madalya mı bekliyorsun dallama! battı mı sana kuaförün parası? sen mi verdin sanki uyuz!
o kendi ayakları üzerinde durabilen, ekonomik özgürlüğünü kazanmış, özgüveni tavan yapmış, kale gibi sağlam bi kadın oğlum. her şeyden önce insan o insan! ya sen? öküzlerin sınıf başkanı!
bi dakka yaaa! yoksa... yoksa düşündüğüm şeyi mi yaptın! yok artık... bunu yapmış olamazsın! ulan sen aşık mı oldun bu kadına yoksa? "sensiz yaşayamam, her şey anlamını yitrir, ışığım söner, kanım donar" falan gibi ipe sapa gelmez laflar mı ettin? yapma be oğlum! işte şimdi boku yedin! oğlum sordun mu sen ona aşık olurken? "müsaitseniz, sizce bi sakıncası yoksa, sizi deli gibi sevebilir miyim?" dedin mi? ya sen ne bencil bi adamsın yaaa!
"ne hakla, otuz beşe bakla!" derdi bi zamanlar Turist Ömer! ve o meşhur selamını çakıp hakime, "sevdim ama, deli gibi sevdim! bu da mı gol değil, hakim bey?" diye sorardı... dünyanın en acı çığlığını dünyanın en komik suratıyla harmanlayıp koyardı yıkık dökük bi yazlık sinemanın tuğladan örülmüş dandirikten perdesinin orta yerine... nasıl bi dangalaksam, ben hep ağlardım o sahnede... millet "kah kah kih kih" gülerken...
yani yavrum! bi kadına aşık olmuşsan, ceza sahasına yapılan isabetli ortaların bi tanesini bile gole çeviremezsin... ya ofsayttasındır, ya da top çok az farkla, direği yalayarak auta gider. rakibe çarpıp korner bile olmaz minik kuşum! olamaz çünkü aşıksan gözün kör olur, beynin patates!
bak çekirge!
senin adın Kemal, benim adım TamTam. bundan sonra da; sana Kemal desinler, bana TamTam!
aşık olmaya devam!
bedelini ödemeyi göze aldığın sürece...
"eski asistanıma sevgilerimle..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)