25 Şubat 2016 Perşembe

7/24, 27...


Post prodakşın fena halde hayata benzer!
Yani en azından benim için öyle. Dile kolay, kırk9 yaşındayım ve hayatımın yirmi7 yılı bu işi yaparken aktı gitti. 1 inç bantlarla başlayan serüvenim,
bugün hart disk’le, empeg’le, kuiktaym mov’la devam ediyor hala...
Kapşın kameranın altına koyduğumuz kartvizitten logo üretmekten, pek ünlü sıtarlarımıza liposakşın yapmaya kadar geldi hikaye!
Uykusuz her gece, sabahlayıp günlerce..!
yedim bitirdim bir ömrü.
Anladım ki, anlamalısınız ki; post prodakşın fena halde hayata benzer.
Hani tırak mırak işleri var ya, kroma kiy’ler, mask falan bi de pekşat hikayeleri...
asıl hikaye insana dairdir.
Sapına köküne kadar insana!
Öyle ya, yazının burasına kadar yazdığım bi ton ecnebice laflar ne kadar anlaşılmazsa; işi yapan kompüteri kullanan da, kullanana derdini anlatmaya çalışan da o kadar anlaşılmazdır aslında. Yani başarılıysan eğer; bu başarının yolu, sana derdini anlatanı ne kadar anladığından geçer.
Bizimkisi gölge oyunundan hallicedir anlayacağınız. Biri gelir öbürünün yanına, bir hayali anlatır. Kafasında kurduğu, gönlünde yeşerttiği bir sihri ekranda görmek ister. Kimi zaman şıp diye görünür bu hayal, kimi zaman günler geceler sürer.
“Hah, bu işte!” mutluluğun resmi gibidir Abidin Abi.
“Ellerine sağlıkla” sabahlarsın, işi bitirip sunarsın veeee...
“çok güzel olmuş ama...”ların peşine takılıp üç gün daha eve gitmezsin şerefsizim!
İçinde kopan fırtınalar dağları devirir ama; yüzünde bi gülücük asılı kalmazsa işini yaparken, asıl devrilen sen olursun. 100elli7 keredir yaptığın şeyi 100elli8inci kere yaparken arkanda bekleyenler kadar heyecan duymazsan, kompüterden farkın kalmaz adamım! Kompüter dediğin nane de, ne kadar janjanlı olursa olsun nefes alamaz, düşünemez, sevinemez, üzülemez...
yaşayamaz ulan!
Daha ötesi var mı?
Sevmezsen yapamazsın bu işi ve “sevmek” henüz güncellenebilen bi yazılım değil, kalp işidir! Kalbin her yeni işte ilk işini yapıyormuşçasına pır pır edecek ki; yönetmen dediğin deli, “attığı taşı” ancak senin çıkarabileceğine inanacak o dipsiz kuyudan. Kırk1inci akıllı olacaksın her zaman,
ama bi deliden farksız takacaksın kafaya bu işi.
Diploması olmayan okul gibidir post prodakşın... mezun olamazsın asla! Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar kaçtıkça, sen kovalayacaksın.
Hele de bugün bakkaldan ekmek almak kadar kolay alınırken bilgi, arayıp bulacaksın onu hazreti gugıl’ın dergahında birader. Coni’nin yaptığı film Coni’nin memleketinden önce senin evinin salonuna kadar düşmüşken, feyste kedi vidyosu yerine sinema filmi izleyeceksin aslanım! Taklit et diye demedim tosunum. Gör de merak et, kurcala sen de keşfet diyedir bu tavsiyem.
Bihaber olursan bertaraf olursun kınalı kuzum...

Post prodakşın fena halde hayata benzer!
Unutma ki hayat, sonuna kadar yaşanmayı hak eder...   

"Dar Alanda Kısa Paslaşmaların" aziz anısına saygılarımla.

25.02.2016  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder