Post prodakşın fena halde hayata benzer!
Yani en azından benim için öyle. Dile kolay, kırk9
yaşındayım ve hayatımın yirmi7 yılı bu işi yaparken aktı gitti. 1 inç bantlarla
başlayan serüvenim,
bugün hart disk’le, empeg’le, kuiktaym mov’la devam ediyor
hala...
Kapşın kameranın altına koyduğumuz kartvizitten logo
üretmekten, pek ünlü sıtarlarımıza liposakşın yapmaya kadar geldi hikaye!
Uykusuz her gece, sabahlayıp günlerce..!
yedim bitirdim bir ömrü.
Anladım ki, anlamalısınız ki; post prodakşın fena halde
hayata benzer.
Hani tırak mırak işleri var ya, kroma kiy’ler, mask falan bi
de pekşat hikayeleri...
asıl hikaye insana dairdir.
Sapına köküne kadar insana!
Öyle ya, yazının burasına kadar yazdığım bi ton ecnebice
laflar ne kadar anlaşılmazsa; işi yapan kompüteri kullanan da, kullanana
derdini anlatmaya çalışan da o kadar anlaşılmazdır aslında. Yani başarılıysan
eğer; bu başarının yolu, sana derdini anlatanı ne kadar anladığından geçer.
Bizimkisi gölge oyunundan hallicedir anlayacağınız. Biri
gelir öbürünün yanına, bir hayali anlatır. Kafasında kurduğu, gönlünde
yeşerttiği bir sihri ekranda görmek ister. Kimi zaman şıp diye görünür bu
hayal, kimi zaman günler geceler sürer.
“Hah, bu işte!” mutluluğun resmi gibidir Abidin Abi.
“Ellerine sağlıkla” sabahlarsın, işi bitirip sunarsın veeee...
“çok güzel olmuş ama...”ların peşine takılıp üç gün daha eve
gitmezsin şerefsizim!
İçinde kopan fırtınalar dağları devirir ama; yüzünde bi
gülücük asılı kalmazsa işini yaparken, asıl devrilen sen olursun. 100elli7
keredir yaptığın şeyi 100elli8inci kere yaparken arkanda bekleyenler kadar
heyecan duymazsan, kompüterden farkın kalmaz adamım! Kompüter dediğin nane de,
ne kadar janjanlı olursa olsun nefes alamaz, düşünemez, sevinemez, üzülemez...
yaşayamaz ulan!
Daha ötesi var mı?
Sevmezsen yapamazsın bu işi ve “sevmek” henüz
güncellenebilen bi yazılım değil, kalp işidir! Kalbin her yeni işte ilk işini
yapıyormuşçasına pır pır edecek ki; yönetmen dediğin deli, “attığı taşı” ancak
senin çıkarabileceğine inanacak o dipsiz kuyudan. Kırk1inci akıllı olacaksın
her zaman,
ama bi deliden farksız takacaksın kafaya bu işi.
Diploması olmayan okul gibidir post prodakşın... mezun
olamazsın asla! Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar kaçtıkça, sen
kovalayacaksın.
Hele de bugün bakkaldan ekmek almak kadar kolay alınırken
bilgi, arayıp bulacaksın onu hazreti gugıl’ın dergahında birader. Coni’nin
yaptığı film Coni’nin memleketinden önce senin evinin salonuna kadar düşmüşken,
feyste kedi vidyosu yerine sinema filmi izleyeceksin aslanım! Taklit et diye
demedim tosunum. Gör de merak et, kurcala sen de keşfet diyedir bu tavsiyem.
Bihaber olursan bertaraf olursun kınalı kuzum...
Post prodakşın fena halde hayata benzer!
Unutma ki hayat, sonuna kadar yaşanmayı hak eder...
"Dar Alanda Kısa Paslaşmaların" aziz anısına saygılarımla.
25.02.2016
"Dar Alanda Kısa Paslaşmaların" aziz anısına saygılarımla.
25.02.2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder