24 Temmuz 2012 Salı

suçlu! ayağa kalk!


yok ulan, otur otur! ayağa kalktığında da oturuyormuş gibi oluyorsun zaten:) otur da yorulma boşu boşuna... eee, nasıl gidiyor hayat? gitmiyor di mi! gitmez! sen böyle yaptığın sürece gitmez... topla kendini biraz, kalk dolaş, bi etrafına bak! var mı senin gibi hiç? silkelen be oğlum! titre ve kendine gel. tek başınasın unuttun mu? ağlarken, uyurken ve sürünürken tek başınasın! öyle de olmalısın! kimi arıyorsun şimdi? kim gelecek de yardım edecek sana..? çok beklersin düdük makarnası! korkma, böylesi daha iyi. kırdın döktün, sıçtın sıvadın ve tükettin herkesi, her şeyi... satacağın ne varsa sattın! geriye iki tutam onurun, yarım çorba kaşığı gururun kaldı. ayakta kalmak için gün gelecek belki onları da satacaksın. para ederse tabii! sonra sil baştan bi daha başlayacaksın... ama değişmeyen bi gerçek var ki, sen suçlusun! ulan insan hayatında bi kere bile doğru bi karar vermez mi yahu? insan hayatında bi kere bile, bi şeyi eline yüzüne bulaştırmadan yapamaz mı? oğlum sana diyorum... neye attıysan elini kuruttun be şerefsiz! kime yarandın, kimi mutlu ettin söylesene! günün sonunda dımdızlak ortada kaldın işte! suçlusun hacı! boyundan büyük işlere kalkıştın. olmayacak dualara amin dedin hep. en sevdiğin şey, kocaman kocaman yalanların peşinden koşmaktı. yoruldun, yıkıldın, kırıldın döküldün ama biraz toparlanınca yine buldun kendine bi yalan. fiyonklu, parlak kağıda sarılmış cicili bicili bi hediye paketi... sana gönderilmemiş olduğu halde, sahiplendin salakça! sana ne! sana ne oğlum! neyi becerdin de kendine dair, bi de düştün olur olmadık yalanların peşine ve kimden aldın bu cesareti? sana mı kaldı bu işler! sancıların bitmeyecek ve acıların asla dinmeyecek. mutlu değilsin ki, başkalarını mutlu edesin. hem bi dakika yahu! neden başkalarını mutlu edesin? sen mutlu olmayı denedin mi? denemedin! o zaman bi kere bu meseleyi çözmen lazım dayı! herkesi mutlu edemezsin ki, tam aksine herkesi mutsuz etmek konusunda son derece başarılısın. sınıf başkanı olursun valla! neden; salaksın ve aslında bi bok değilsin! ne o şaşırdın mı? ne sanıyordun ya? evet, bi bok değilsin oğlum! ateş olsan kendini ısıtmazsın! üzgünüm ama, kaybettin delikanlı! bi kez daha kaybettin! genç yetenek, süper yedek, bizim oğlan... kimseye ne kendini, ne kafandakileri anlatamadın işte! sonra da "kimse beni anlamıyor amk!" diye ağlanıyorsun! gittiğin yol, yol değil benden söylemesi! bırakacaksın bu işleri! kendin olacaksın. neysen o! oynama! oynama oğlum, rahat ol! özgür ve özgün ol! yok olma! hatta oyna ulan! güçlüyü oyna, gizemliyi oyna. öyle her şeyini döküp saçma ortalık yere. sus bi sus! zırlama. kan kussan da, kızılcık şerbeti içtim de! enseyi karartma hemen, yıkılma! ağlama! gözlerimin içine bak! koy götüne dünyanın... hah şöyle! unutma ajan! ilk önce dik duracaksın oğlum, ağır olacaksın. yaşının adamı, adamın dibi, anasının gözü, gemisini yürüten kaptan falan filan yani! sert yani! ama kaptan, senin gemi karaya oturdu be oğlum! deniz bitti! bi zamanlar içinde türlü türlü balıkların yüzdüğü, sahillerinde ateşler yakılıp şarkılar söylenen deniz, bitti! bak suyu gitti, kumu kaldı elinde:) tabana kuvvet kaç şimdi. sana da bu yakışır! kaç korkularından, kaç çaresizliğinden ve kaç kendinden dayı! toz ol! görünmez ol! yok ol ulan, yok ol! bırak da senin tükettiğin havayı, senden daha faydalı biri solusun ve şu dünyaya bi iyilik yapmış ol! kararan ruhunu ancak ve ancak kendini yakarak aydınlatabileceksin... kendini yak ve kurtul! kendini yak ve bi kez olsun çığlık at! sesini kimse duymasa da, kendine olan saygını henüz yitirmeden çığlık at! vur yumruğunu masaya! dikkat et, elin acımasın geri zekalı... hadi boş ver, vuruyormuş gibi yap! sesini yükselt! bağır bağır! bağırabilirsen? kime bağırdın bugüne kadar? ya da bağırdığında kim, "dur ulan, bi şey diyo bu denyo galiba" dedi? güldürme beni! kır boynunu ve yıkıl karşımdan şimdi! siktir git ulan! ne zaman adam oldun da dikleniyorsun böyle teres! sus iki dakika da lafımı dinle! bu sefer dinle be! ya sen ne laf anlamaz bi adammışsın! adam derken lafın gelişi, yanlış anlama! adamlara da ayıp olmasın... ama bilader kusura bakma da, sen tutarsız, zayıf ve korkak ve ille de dangalak birisin ya! öylesin öylesin! n'ooldu? ilk kez mi söylüyorlar bunu sana! e öyledir ama! hiç bi dangalak, dangalak olduğu yüzüne vurulmadıkça, dangalaklığının farkına varmaz. al, ben senin yüzüne karşı söylüyorum işte! d a n g a l a l a k s ı n..! hatta iki kere, üç kere dangalaksın! laf aramızda bundan hoşlanıyorsun da! di mi? hadi itiraf et! çok yakışıyor sana! emin ol arkandan, "ulan ne dangalak bu herif yaa!" dedikçe insanlar, sen bi şey başarmış gibi, marifetmiş gibi için için mutlu oluyorsun. e, olur! bu da dangalaklığın olmazsa olmazlarından biridir. gördün mü bak! kabullenince daha kolay oluyor oğlum... şimdi, bilinçli dangalak oldun işte! üzülme, nice dangalak tanırım, kendiyle barışık yaşayıp gidiyorlar... en kötüsü dangalaklığının farkında olmamaktır. dangalaklığı iyi bi şey sanmak ve kendini kandırmaktır. çok daha fazla üzülürsün öyle yaşarsan. bak rahatladın di mi? hadi gene iyisin... bi şey daha kattın dağarcığına! hay sıçayım beyinciğine:) ulan bunu da iyi bi şey zannetti dangalak yaaa! oğlum hakaret ediyorum ulan sana! "ayyy, ne kadar iyi bi insansın sen yaaa!" hastayım sana valla! yüzüne tükürsem rahmet sanıyorsun! Allah seni başımızdan eksik etmesin... hep yanımızda ol ve hep böyle ol! kendin ol! kardeşimsin benim. yürü, anca gidersin! yarın öbür gün yine bulursun kendine bi yalan ve yine salakça bi kıpırtı içinde, gözlerin çakmak çakmak koşarsın dilin bi karış dışarıda! ara beni! valla ara! akıl akıldan üstündür be oğlum! anlatırım sana! heee! anlatırım eğriyi doğruyu. bak bu sefer hazırlıklı olacaksın yavrum! baştan işi sıkı tutacaksın. kendini kaptırmadan, yani kendini kaybetmeden, efendi gibi takılacaksın. temkinli olacaksın, defansı sağlam tutacak ve kontraataklarla gol arayacaksın. sabırlı oynayacaksın oğlum, oyun planından taviz vermeden, doldur boşalta kaçmadan, top yapacaksın tamam mı! oyunu rakip alana yıkıp, savunmayı en önde kuracaksın. havadan sudan... yok ulan öyle değildi. havadan uzun uzun, yerden kısa kısa! aklını kullanacaksın... olan kadarını yani... çok da bi şey bekleme o kıt aklından... eh, Allah ne verdiyse o kadar işte. hiç düşünmedin di mi? böyle caart diye yırtıp bağrını, döküverince ortalığa içini, bütün esrarın uçup gidiyor işte! sor şimdi, bi dünya adam senin hakkında en az beş cümle kurabilir... neden biliyor insanlar senin hakkında bu kadar çok şeyi? sussana biraz! kapasana çeneni, alooooooooo! kime diyorum? sağır mısın be kardeşim! kime ne senin ne düşündüğünden? neden yazıyorsun bunları? havan kime yabancı? kes hızını, üzme el kızını... kuzu kurdun, yol Ford'un. hızlı yaşa, genç öl! cesedin yakışıklı olsun. hay geber e mi! ölmekle bozmuş kafayı geri zekalı yaaa! ölürsen öl ulan, çok da şeyimizde! ne bu be! biraz da yaşa kardeşim. tatile çıktın mı sen? çıksana... çık çık! kafan dağılır biraz. diskoya falan gidersin. bak bi de kafa sallıyor. ulan disko mu kaldı salak! club var artık, ne diskosu, kokuşmuş mumya! senin naftalinini az koymuşlar galiba! leş gibi kokuyorsun be oğlum! ne kadar oldu öleli? ulan ölmüşsün farkında değilsin be ibibik! ya bi git oğlum yaaaa! utanmıyorsun di mi? koca adam oldun hala kafan abudik gubudik işlerde! ya sen harbiden denyo çıktın iyi mi? neden yazıyorsun oğlum bunları? ne bu şimdi? mesajın kime ve hatta kimin umurunda? sallıyorlar mı sanıyorsun insanlar seni! ulan sıkılmadın di mi? satır aralarına mesaj gizlemekten bıkmadın di mi? aferin sana! yazık günah be! bak insanlar vakit ayırıp, okuyorlar bunları. yazsana adam gibi bi şeyler! ne bu şizofren haller? ayıp ayıp! yakışmıyor sana! delikanlı gibi çık ne diyeceksen de kardeşim! valla, yüzüne bakılacak adam değilsin... neyse, ne sen bunları yazmış ol, ne de ben okumuş olayım, tamam mı? bi daha olmasın! bak kazık kadar adamsın, artık bırak bu işleri! hadi bakalım. bu kadar gaz yeter sana! aslansın, kaplansın ve de çok iyi bi insansın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder