22 Eylül 2018 Cumartesi

Vrakya'dan Hikayeler - 1


Bir zamanlar bir su birikintisinin etrafında bir kurbağa kolonisi yaşarmış.
Vrakya derlermiş oraya. Uzun yıllar boyunca mutlu mesut yaşayan Vrakyalı kurbağalar,
gel zaman git zaman eften püften sebeplerle kavga edip, didişip küsmüşler birbirleriyle.
Rahat batmış bi nevi, rahatları bozuldukça daha çok ayrışmışlar, daha çok kavga etmişler...
Bir arada olunca ne kadar güçlü olduklarını, dağılıp parçalandıkça ne kadar savunmasız ve
kırılgan olduklarını göz ardı etmişler!
Beraber çalışıp, beraber kazanıp, beraber yaşamak yerine,
yaşadıkları su birikintisin dört bi tarafına dağılmışlar.
İşte tam en hır gür oldukları, en ayrı gayrı oldukları bi anda,
koloninin üzerinde bi leylek dolaşmaya başlamış.
Her gün gelip, su birikintisinin üzerinde “vınnnn vınnnnn...” diye dönüp,
“fiyuuuuuuuv” diye dalıyormuş gözüne kestirdiği kurbağaya...
her gün bi kurbağa gidiyor, kimsenin elinden bi şey gelmiyormuş.
Hatta öyle karışmış ki ortalık, leyleğe karşı çare üreteceklerine,
birbirlerinden daha da uzaklaşmışlar...
su birikintisi adeta bataklığa dönmüş.

Artık bıçak kemiğe dayanmış, “hem ağlarım hem giderim” halinden sıkılan bi grup kurbağa
“bu iş böyle olmaz” demiş ve su birikintisin yakınındaki kayalığın altında yaşayan bilge kaplumbağadan çare istemek için yola çıkmışlar.
“Vrak, Vrak” diye zıplaya zıplaya varmışlar bilge kağlumbağanın huzuruna.

Anlatmışlar dertlerini:
“Vrak Vrak, Vraaaak, Vrak Vrrrraak..!” diye.

Bilge Kaplumbağa hiç düşünmeden cevap vermiş;
Ulan şapşikler! Niye birbirinizi yediniz de mis gibi su birikintisine sığamadınız. Neyi paylaşamadınız da dört bi yana dağıldınız? Bakın uyanık leylek hepinizi tek tek avlıyo. 
Bir arada dursanız yapabilir mi bunu? Oğlum akıllı olun; bi daha leylek geldiğinde,
el ele tutuşun ve bırakmayın birbirinizi!
Bir araya gelin, bir arada durun...
bakın bakalım o zaman leylek sizi kolayca avlayabiliyor mu?

Bizim aykırı kurbağalar bataklılığa ay pardon su birikintisine dönene kadar
“Vrak! Vrak! Vrak!”  diye hem zıplamışlar hem de bilge kaplumbağanın söylediklerini tartışmışlar.
Kimi, “yemiş lan kafayı bu ihtiyar” demiş, kimi “oğlum ihtiyarın kulağındaki küpelere baksanıza! Amma çok akıl almış, kulağına küpe diye takmış. Bi anlasak mı adamı?” demiş.
Su birikintisine vardıklarında tuhaf bi şekilde büyük bir inançla, bilge kaplumbağanın tavsiyelerini herkese anlatmaya başlamışlar. Kaotik bir delilik içinde hareket eden kurbağaların duydukları şeyler önce hoşlarına gitmiş, ama sonra bi çoğunun işine gelmemiş. Leylekten korkarak yem olmaya devam etmektense, hayatta kalmak için bir araya gelmeye, birleşmeye korkmuşlar aslında. Tartışmalar, falan filan derken bi gün hava bi anda kararmış. Bizimkiler kafalarını kaldırıp bi bakmışlar, ne bi leyleği...
leyleğin sürüsü gelmiş Vrakya’ya!
Adeta bi katliam başlamış.
Kurbağalar “Vrak Vraaaaak!” diye, yani İmdat! İmdaaaaat..!
diye bağırarak leyleklere yem olmaya başlamışlar.
Bilge Kaplumbağadan akıl almaya giden çılgın kurbağalar, “ulan, olur mu olur..!”
diyip tutuşmuşlar elele. Tam o sırada bi tane cingöz leylek, bizimkilerden birini gagasıyla yakalamış. Tam yükselişe geçecek... ulan bi bakmış kurbağa yerinden kalkmıyor!
Bi iki zorlamış, hafiften havalanır olmuşlar, nafile! Tek tük sağa sola kaçışan kurbağaları birer ikişer avlayan leylekler hızla yükselip yuvalarına dönerken, bizim delilerin ağırlığı yükselmesini önlemiş leyleğin. Bi süre alçaktan uçabilmiş ancak, kurbağalar bu sırada ellerini hiç bırakmamışlar. Hatta daha da sıkı tutmuşlar ellerini. Havalandıkları bataklıktan bi iki kilometre sonra leylek bizimkileri daha fazla taşıyamamış ve gagasını açmış, 6 çılgın bunu fırsat bilip kurtulmuşlar gagadan ve başka su birikintisine düşmüşler. Fakaaaat aslında bu bi su birikintisi değilmiş. Düştükleri yerde su yerine şampanya varmış.
O sırada kayalıkların dibinde gözleri uzaklara dalan bilge kaplumbağa başını kameraya çevirmiş ve “eeeee! Ellerini bırakan şampanyayı içemez!” demiş.

Kıssadan hisse;
Bölünme birleş, bıdı bıdı yapma yüzleş!

19.09.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder