12 Ekim 2015 Pazartesi

bağnazlığın dayanılmaz hafifliği...

kuş gibidir bağnaz. kuş bile ağır, kuş tüyü gibidir. hatta annemin bi lafı vardır çok severim, eskiler bilir; "dünya sikinde, ahiret taşağında". o kadar gamsızdır. ona dokunmadan yaşayan binlerce yılan besler koynunda... onun "ama"ları, "fakat"ları vardır. "iyi de..." diye başlar cümleleri ve "madem öyle işte böyle!"lerle biter. çorum'u, maraş'ı, sivas'ı mezheple açıklar. ölenler zaten yaşamasa da olur onun için. kürt ölür sevinir, ermeni ölür övünür... ondan olmayan kim ölürse ellerini ovuşturur. suruç'u beğenmez, "daha fazlası ölseydi" diye. ankara'daki kahpeliğe provakasyonu yapıştırır, sıvışır. ölümleri kınarken riyakar, sorumlu ararken düzenbaz, hesap verirken yalancıdır. kendi doğrusu vardır desen, "doğrunun" ne olduğunu bildiği bile şüphelidir derim. onun için doğru yoktur, çapsız beynine kazınan dogması vardır. sıkı sıkı sarılır, her olayı dogmasıyla anlar, anlatır. renksizdir bağnaz. korkar renklerden. içi boş koca kafası karışır renkler yüzünden. en çok korktuğu renk beyazdır. aydınlığın, çağdaşlığın, bilimin, aklın beyazından deli gibi korkar. karanlık yuvasıdır onun. oh ne güzeldir karanlık. ne görür, ne görünür... görmedikçe mutlu olur, görünmedikçe bağnazlığına devam eder sere serpe. makamları, koltukları, yetkileri, gücü, sıkı sıkı sarıldığı karanlık vermiştir ona. iğne ucu kadar ışığa bile tahammülü yoktur o yüzden. bağnazın patronu emek sömürür. siyasetçisi kan emer. sanattan nefret eder. yeteneksizliğinin hıncını alır, cahil öfkesini sanata sanatçıya saldırarak yatıştırır. kırar döker, asar keser sanatı... tükürür bi de! eğlenmez bağnaz, gülmez bile! meymenetsiz suratı midesi yanmadıkça milim kırışmaz. anatomik olarak tıpkı bir insana benzer, ama eylemleri ve söylemlerine bakarsanız tanımsız bir yaşam biçimidir. aklı, vicdanı, haysiyeti olmayan bir tür yaratık denebilir ancak. kötüdür bağnaz, mutlak kötüdür ve asıl kahrolası gerçek, bağnaz bu kötülüğüyle övünür, onu kucaklar...

sağda solda aranmaz bağnaz. dört bir yanımızdadır.
bağnazlık fikirde, inançta değil, kafanın içindedir.
hep ağzı dolu, beyni boştur bağnazın.
içini boşalttığı her şeyi gözümüze gözümüze sokar.
dayılanır, diklenir...
değerli her şeyi kullanır, sömürür, paçavraya çevirir!
en tehlikeli bağnaz, kapağını açmadığı kitapları elinden düşürmeyendir.
kimi zaman kutsal kitabı tutar, kimi zaman "das kapital"i...

12.10.2015

   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder